Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu.
...
Bir söz verdim. kime verdiğimin bir önemi yok. o sarı karanlık, yüzüme neredeyse her vuruşunda hatırlatıyor bana bunu. binlerce insana umut veren, bana bambaşka bir şeyi hatırlatıyorken, rahat bir uyku uyuyamıyorum haftalardır. neyse ki kendimi toparlamak sandığımdan uzun sürmüyor. göründüğümden daha güçlü olduğumdan olsa gerek.
Ama arada yoruluyorum işte. minyon gücüm tükeniyor. işte o an çevremde bulunmasın istiyorum kimileri. gözlerinde aç bir parlaklık, ne zaman tökezler beklentisiyle. çevremde pis bir sis. bundan yüz yıl sonra ne sen kalacaksın, ne ben, ne de şu köşe başında havlayan köpek. bunun bilincinde olmayanlarla aynı ortama hapsolmuşum.
...
Yoksa, birbirimizin her yönden çağdaşıyız.
...
Minik bir kız çocuğu; beyaz, çiçekli, kabarık eteğinin çevresinde dönerek dans ediyor. porselen teniyle tezat oluşturan siyah saçları havalanmış. hafif kahkahası sanki hipnoz eder gibi. sis, yakınlarda mırıldanan bir şarkı. tüyler ürpertiyor. minik bir kız çocuğu kesiyor dansını birden. o çevresine dikkatlice bakarken, benim hipnozum da çözülüyor. oncasının gözü kararmış. gerçeklik kavramını yitirmiş her bir "şey". tanımlayamadığım..
...
Gerçek neydi biliyor musunuz: Her şey..