İnsanın, ailesinin hep yanında olduğunu içten hissetmesi kadar huzur verici bir şey daha olamaz sanırım. evdekiler hep çalıştığından dolayı yalnız yaşamaya uzun süredir alışkınım. ilkokula başladığımdan beri kadar uzun. yalnız yaşamak. kendi başının çaresine bakmak. her ne kadar en iyi yaptığım şey olsalar da, sanırım, bu durum ailemden uzaklaşmayı benim için daha da zor kıldı. onlara hiç bir zaman doyamadım. çünkü göremiyordum. aynı evde yaşasak dahi, günde en fazla üçdörtsaat gibi bir süre yeterli olmadı hiç bir zaman. şimdi eşşek kadarım ve en az onlar kadar meşgulüm. duruma alışkın olmam ve tekrar söylemeliyim ki eşşek kadar olmamdan ötürü, eskisi kadar rahatsız değilim. söylemek istediğim, en zor anlarımda veya en kolaylarında, her zaman yanımda olmaları. birbirlerini sevdikleri kadar beni sevmeleri. kendimi ne zaman sırtüstü bırakıversem yere düşmememin sebebi olmaları. varlıklarını seviyorum. hissettiklerim evcimenlikten öte duygular. insanların pek azı anlayabilir bunu. ama sorun değil. odamda kendi başıma takılırken, evdeki ayak sesleri bile huzur veriyor bana. sanırım, bana bunları verebilecek bir insanla tanışabilirim bir gün. aynı huzur ve sevgi dolu ortamı kurmak onca zor olmasa gerek. aynı mutluluğu iliklerine kadar hissettirebileceğim bir insan. evet, pek iddialıyım.
20130830
20130828
çaylül.
Akşamın bu saatlerinde balkon kapım hafifçe aralıkken içeri dolan rüzgarın esintisiyle yatağımda uzanmayı pek seven ben; birkaç gündür yapamıyorum bunu. nedeni, bu yaz sıcağında üşütmeyi başarabilmiş olmam. geçen sabahlardan birinde, boğazımın acısıyla uyandım. kalkıp kendime bitki çayı yaptım. sabahın köründe, gözlerimde uykunun ağırlığı ile sıcak çayı yudumlamaya çalışmak cidden zordu. hal bu ki, nasıl da seviniyordum eylül kapımda diye. ama pek uzun sürmedi, mutluluk, nasıl dayanıksız. eylülün geleyazan hafif sabah esintileri balkon camıma tıklarken açamaz oldum. biçare içtiğim çaylar boğaz acımı dindirse de, halsizlik için ne yaparım bilemeden kendimi güzel bir animeye verdim. böylece günler geçiyor. beklenmedik yaz üşütmeme rağmen mutluyum. huzurlu hissediyorum.
~ yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem, ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.
~ yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem, ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.
20130818
küsyalaşk.
olamaz mı, olabilir. diyordum. o serin sabahleyin saatlerinde balkonumda oturmuşken. ayaklarımı soğuk demirlere dayamıştım yine. gündüz saatlerinde cıvılötesi caddemizin, en sessiz olduğu saatler. leziz bir esinti. başımı sandalyemin arkasına dayar, saçlarımı sarkıtmayı severim. onlar uçuşurken, omuzlarım gıdıklanır. işte böyle erken gelir sonbahar ankara'ya. bunun bir nedeni var; benim bildiğim. ankara sonbahardır. gri kaldırımlı sokakları, hep sonbahar. ağaçlarının koyu yeşilleri de, yağmur sonrası kokusu da hep. olamaz mı, olabilir. diyordum. saçlarım uçuşurken, ne de güzel gıdıklıyordu tenimi. onları sonsuza kadar uzatmak isterken tekrar söyledim, olabilir. ta ki yüzümdeki gülümseme sevgilim, onca sahteliğin farkındalığında, dayanamayıp, kaybolana dek. sen şimdilik elimi bırakma. sen deyince anlıyorsun ne dediğimi.
~ bazen sadece yorgun oluyor insan. ne küs ne yalnız ne de aşık.
~ bazen sadece yorgun oluyor insan. ne küs ne yalnız ne de aşık.
20130805
çizgiler.
sevdiğin insanın yanında olmanın hoşluğuna değinmek isterim. en yakın mesafeden yüzüne bakıp bakıp bakmaktan bahsediyorum. öylesine bir bakmaktır ki, gözlerinle her bir çizgisini takip ederek ezberlemek gerekliliğindedir. sonra duramaz ellerin, dokunuverir. gülünce gözlerinin etrafında kırışan çizgilere dokunur, kaşlarını düzeltirsin. ve sonra ellerin. saçlarının arasından usulca geçiverir. onu parmakuçlarında hissederken, içine sığmayan tüm duyguları bir sel gibi akıtmak isteğinden bahsediyorum. parmakuçlarından ulaşmasını istediğin duygular. daha fazlasının ihtiyacı buradan gelir. buradan başlar. ona öptüğü yerden yenilir, onun sevdiği yerden doğarsın hayata. biz insanlar. ne tuhafız. işimiz bitiyor, oturup sevilmeyi bekliyoruz.
~ ey adam, o an gelince unutma ki; bir kadın değil, bir hayat seçersin.
~ ey adam, o an gelince unutma ki; bir kadın değil, bir hayat seçersin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)