20200413

ışılyan

Baştan uyararak başlamak isterim, pek iç açıcı olmayacak söyleyeceklerim. bu aralar, içimde hep bir kötüye değiniş, hem bir olumsuza gidiş varken zorla nefes aldığımı kabullenmiş bulunmaktayım. bu sene sonbahar bana bir dolu acı getirdiğinden yaşanmışlıklara değinmenin iki yönü olsa da ben kötüye değinmek isterim.

eğer yaşanmışlıklarınız var ise, hatırlayınız, tam unuttuğunuzu, düşünmediğinizi sandığınız vakit sıcak bir gülümseme gibi karşınıza çıkıverince. anlıyorsunuz. kin tutan bir insan olamadığınızı. zaman acıyı geçirse de izlerin sizinle nefes alıp verdiğini öğreniyorsunuz. o görünmez izler, vücudumu sarmalamış gibi hissediyorum son zamanlarda. bazı zamanlar, varlıkları hatırımda değilken öylece yaşayıp gidiyorum. fakat vücumun her bir yanındaki saydam izler, orada olduklarını hissettiğim an yepyeni açılmış bir yara gibi zonkluyor. bu sıralar, izlerin yükü çok ağır geliyor.


~ o, yanarken, bu dünya için fazla ışıldıyordu. 

obenzer

Gözlerim kapalıydı. güneşin tatlılığı inatla göz kapaklarımdan içeri süzülmek istiyordu. o an hiçbir şey düşünmüyordum. güneş hücrelerimdeydi. zihnimdeydi. tenimdeydi. henüz bilmediğin bir şeyi düşünemezdin. tıpkı bir fikri öpmeye çalışmak gibi. bir fikri öpemezsin. onun yüz hatlarına ulaşmayı istemek. gülünce küçülen gözler ne kadar da geçmiş'ti. o an hiçbir şeyi düşünmüyordum. bunların hiçbirini düşünmüyordum. oysa ki şimdideyim. şu an'da. gözlerim böylesine nemliyken ve göğsüm onun yokluğuyla nefes almamı zorlaştırırken o ana gitmek istiyorum. bu kadar umutsuz bir romantik olmanın verdiği melankoli. anlamıyordum. insanlar birbirlerini bu duygularla sevmeden nasıl her gece yan yana uyuyabiliyorlardı. anlamıyordum. o'nun var olduğunu biliyorum. o nerede bilmiyorum. tam yirmi dokuz yıldır o'na ulaşmanın hissine ulaşmanın yoksunluğunu yaşıyorum. bu acı. bu gibi anlarda beni öylesine korkutan. o'nun var olduğunu biliyorum.

her şey yok olup yalnız o kalsa, benim varlığım yine devam ederdi; her şey yerinde kalıp yalnız o ortadan kaybolsa, dünya bana büsbütün yabancı olurdu.

~diyordum ki, ruhlarımız. her neden yoğurulmuşsa ikimizinki de aynı.