20110624

i wanna walk intothewild.

Nereden başlayacağımı bilemiyorum. en iyisi ortası. mesela hep merak ederim neden her jack london hayranında aynı ilginç, özüne öz özgür havayı sezerim. bilemiyorum. ama seziyorum. aynı hava var hepsinde. hepsinin özgürlüğü kendine öz. ama hepsi özgür. ben de hayranım ona. yalnız bende yok o hava. kendimde sezemiyorum. belki de onlar farklı bir hava görüyorlardır bende. bir kere sormak lazım.
bugün birinin gözlerine baktım. şöyle bir yada 2 saniye sürdü. gördüğüm şey beni aniden midemin tam ortasından vurdu. dedim ki o.. bakışların nedeni ne olabilir. ve neden bana bakıyorlar. nedeni ben miyim. ve birkaç soru daha. sonra nefesim kesildi. ona neler yaptığımı gördüm. bana neden öyle baktığını gördüm. hepsinin nasıl da iki saniyeye sığabildiğini gördüm. ona sarılmak istedim o an. sarılınca her şey geçecek gibi gelir ya. hep öyle hissederim. sarılınca her şey geçecek.

20110613

gördüm.

bazen yastığa bam diye düştüğümü hissederek uyanıyorum. koşuyor, koşuyorken birden sert bir zemine çakılır gibi. ama bazen de hiç koşamıyorum. istiyorum. çok istiyorum. ben istedikçe daha da yavaşlıyor ayaklarım. ağırlaşıyorlar. birinden kaçıyorum sanki. ölesiye kaçmak, kurtulmak istiyorum. bazen beni yakalayamadan uyanıyorum. bazen de yakaladığı an.
şuana kadar rüyamda yediğim tek şey peynir helvasıydı.
geçen gece o'nu gördüm. sadece bir gülümsemeyle duruyordu karşımda. gözleri yine küçücük yine sıcacıktı. gülümseyince küçülüyordu gözleri. mavi bir tişört vardı üzerinde. benim üzerimde de beyaz bir elbise. ayaklarım ise çıplaktı. ellerine baktım. o kadar güzellerdi ki. ellerine koşmak istedim. hiç yaklaşamayacağımı biliyordum oysa. çünkü ne zaman koşmak istesem koşamazdım. hiç becerememiştim ki koşmayı. pes ettim ben de. oturdum öylece yere. ellerimle örttüm yüzümü ve ağlamaya başladım. parmaklarımın arasından bakmak isterken biri başımı okşayıverdi. başımı kaldırıp bakmak istedim. ve sonra uyandım.

- tekrar huzur istiyorum.

20110612

pudra şekeri.

Ne kadar uzun zaman olmuş o'nun hakkında yazmayalı. o'nu aklımdan geçirmeyeli.. tam da gerçekten o yok mu, bütün hislerim bir hayal miydi derken olan oldu. 

o'nu gördüm.
yemin ederim o'nu gördüm.

kıvırcık saçlı ve sıcak tenliydi. gülünce gözleri küçülüyordu. hep mutluydu. gamzelerinin benimkilerle aynı yerde olacağını tahmin edememiştim oysa ki. o'nu görünce, mideme sanki kelebekler doluştu, hepsi teker teker uçuşmaya başladılar. onlar uçuştukça, o gülümsedi.. sıcacıktı. içimi sıcacık yaptı. ama o bir sachiko'ya ait mi bilmiyorum. o dünyanın en güzel gülünceküçülen gözleri bir başkasına. mavi mi, yeşil miydi, kahve mi. emin olamadım. ama bir başkasına bakıyorlar gibiydi.

kendimi çok çaresiz hissediyorum. biraz da aptal.