hayatım boyunca en iyi yaptığım şey oldu gülmek. en kolay, en masum. sıkıntı yaşadığım anları atlatabilmek için elimden geldiğince kullandım onu. ne denli kullanışlı bir araç olduğunu keşfeden azınlıktan biriyim. öylesine basitti ki. sadece dudaklarımın kenarları yukarı doğru kıvrılıyordu. birkaç adet kasın kasılması. ve ardından gelen onca hoşluk. gülümseyişime insanların karşılık vermesi, hemen hemen her seferinde hem de. mutlu oluyorlardı benimle. ve daha başka birkaç şey daha. hatta bir gün birisi bana gülmek biftek yemek kadar karnını doyururmuş insanın dedi. tuhaf dedim. biftek diyince aklıma looney toones çizgi filmlerinde, o şapur şupur yenilen kırmızı et parçası gelir. sonra bitince, ortasındaki beyaz kemiğin öylece kalakalması. tabi gülmek için mutlu olmak gerekmiyor illa ki. çoğu zaman kendimi mutlu etmek için gülüyorum. bunca zaman insanlar, çok mutlu olduğum izleniminde oldu. değilim demiyorum. fakat, hiç derdim tasam olmadığını düşünen insancıklar tanıdım. her neyse. gülmeye bunca alıştığımdan olsa gerek, tam tersi insanlar çekti beni hep kendine. üzgünlerdi. somurtkandılar. sıkıntılı. üzüldüm onlar için, benim gibi gülmelilerdi. onlara yaklaştım. gülümsemelerine dokunmak istedim.
sandım ki o, kendini kaybetmiş ve sizin sebebinizle kendini arayan, kendiniz gibi biri. sizi salıncak tepesinde yakalayan.
sandım. gülümsemelerine dokunmak istediğim kadar sıkıntılıydı halleri. hal bu ki, çok yanlış yapmışım. en başından beri. tam hissetmezken bile onca gülümsemek. kandırmakmış. kendini. diğerini. annem bana beni anlamadığını söyler durur. "neden kendim gibi mutlu bir gülümsemeye dokunmak yerine, başka sıkıntıları paylaşmak istiyorum?" bilmiyorum. bana ihtiyaçları olduğu hissidir belki de. tıpkı benim gibi bir gülümseyişin, bana neden ihtiyacı olabilir ki. yazık çok yazık. böylesine saçma bir düşünce tarzıyla, senelerimi yemiş bitirmişim. uzunca bir süre farkında bile olmadan.
penelope: benim küçük gizli filmim olarak kalacak olan.
20130218
20130211
sakin.
Yaptığım planların benim dışımdaki nedenlerden ötürü bozulmasından nefret ediyorum. hayatını yaptığı planlar üzerine kuran ben, her seferinde elimden geldiğince detaylı düşünen, her koşulu göz önüne alan ben. hangi saat, hangi yer, hangi kişi. hepsi. hepsi. hepsi. ama bazen ne oluyor. her ne kadar kusursuz olursa olsun planım, başka sebeplerle yerle bir oluyor. bunu çözümlemenin bir yolu var. fakat 'be' planı denen şeyden hoşlanmıyorum. çünkü benim önümde tek bir seçenek vardır. süregelen koşullarla kendim için yarattığım en mükemmel seçenek. başka bir koşul olsa onu seçer, onu mükemmelleştiririm zaten. ama yarattığım o mükemmel plan, tamamen benim dışımdaki nedenlerden dolayı bozulunca çıldırıyorum. bu nedenle çıldırmış durumdayım şu an. biliyorum buna da bir çözüm bulacağım ve düzelteceğim. ne zaman düzeltemedim ki. ama şu an kendimi tutamayacak kadar sinirliyim. tabi, çok takıntılı olduğum konusunda eleştrilebilirim. doğal. çünkü planlarımın dışına çıktığım her seferde neler yaşadığımı bir tek ben biliyorum. eninde sonunda huzurumun nasıl kaçtığını. bu yüzden beni yargılamayın lütfen. bazen, gövdemi saran, sıkıca bir yerlere tutturulmuş sade bir iple ve sonra koca bir özgürlük hissiyle bırakıyorum kendimi yüksekten. planlarımla yarattığım o muhteşem koruma duvarından beni çıkaran o şey her neyse, o bir yerlere tutturulmuş ip oluyor. kendimi sadece onun verdiği güven hissine bırakıp atlayabiliyorum. düşerken heyecanlı, mutlu. sonra huzurlu. aniden yerlebir oluyor ama. o ip kopuyor ve beni düştüğüm çukurun dibinden kurtaran tek şey planlarım oluyor yine. o yüzden yargılamayın beni lütfen. sinirlerim çok bozuk. şimdi gidip başka mükemmel bir plan kuramayacak kadar yorgunum.
~ hayatım boyunca bu planlar silsilesiyle yaşayamayacağımı biliyorum, ne yazık.
~ hayatım boyunca bu planlar silsilesiyle yaşayamayacağımı biliyorum, ne yazık.
20130202
çöklat.
Ben bir de yaptığı her şeyi neden bundan daha kusursuz ve mükemmel olmadı diye sorgulayan bir insanım. eskiden, çok eskiden, bunca takıntılı değildim. ama, özellikle son zamanlarda, tuhaf bir mükemmeliyet bulutu çöktü üzerime. bazen çok abarttığım vakitler, beyaz giyemiyorum mesela. kirlenince sinirim tepeme çıkıyor. hal bu ki ne de severim beyaz.
~ uzunca bir zamandır çikolata yemiyorum, tuhaf.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)