20110831

mispuz.

Orada burada puzzle görsem hep ilgim çekilir, saatlerce oturup yapma isteği uyanırdı içimde. bir türlü nasip olmadı. fakat bu sıralar beni oyalayacak bir şeylere ihtiyacım vardı. yerimden kalkarak bir yarım saatimi ayırıp keman kursuna kaydolmak zor geldiğinden, evde yapacak bir şeydi ihtiyacım olan. sonra aklıma geldi aylar önce gördüğüm bir puzzle, resme resmen aşık olmuştum. yerimden kalkarak bir yarım saatimi ayırıp gittim aldım. şimdi birkaç gündür onun başındayım. her şeyi hem düşündürüyor hem de düşündürmüyor bu puzzle. yapması çok mistik bir şey. neden daha önce aklıma gelmedi, geldi de yapmadım bilemiyorum.

düz saç ve gülünce küçülen gözler takıntıma gelecek olursak; neyse şuan mesele bu değil.

20110827

uzyol.

Kim demiş uzun yolculuklar sıkıcı olur diye. değil bence. hele ki insanın düşünecek çok şeyi varsa. ben mesela gün içinde bazı şeyleri düşünecek vakti bulamıyorum. kafamda çok şey oluyor genelde. ama sürekli bir koşuşturmaca halindeyken, hepsi olur olmadık zamanda düşüveriyor aklıma. işte, bu aralar benim uzun yolculuk yapmam gerekti. yolculuk süresince de rahat rahat düşündüm bazı şeyleri. yerinde kararlar aldım. kafamda kıvranıp duran düşünceleri temizledim, rahatladım. kısacası uzun yolculuk güzel şey.

ama o yolculuklarda, böyle geniş bozkır bi arazinin ortasında, öylesine bir ağaç durur ya hani. böyle gür, kocaman. bence bu çok yalnızlıkbirşey.

20110817

mırnız.

Ben bide duvarları çiçek desenli kağıtla kaplı odaları seviyorum. hafiften de loş olacak ışık. üzerimde uzun gri hırkam. elimde içi kahve dolu mutlu güneş desenli bardağım. pencerenin önüne oturup yağmuru izleyeceğim. izlerken çıkıp ıslanmak isteyeceğim. orada öylece oturmanın ne kadar yalnızlıkbirşey olduğunu düşüneceğim. düşünürken sen düşeceksin aklıma. ben de "stay. just a little bit more.." u mırıldanmaya başlayacağım. the do'dan.

20110816

birbaşına

Bazen içimi öylesi bir his kaplıyor ki. böyle içim doluyor, doluyor. o an diyorum, istediğim her şey olabilirim. gözlerimi kaparım ve bir parça çakıl taşı olurum. gözlerimi açarım sen olurum. veya içi süt dolu cornflakes kasesi. ama neyi denersem deneyim hepsi yapayalnız oluveriyor birden. çakıl taşı bir başına sahile vurmuş. conflakes kasesi boşalmış, birisi bütün gevrekleri yemiş. ve sen. o an sen bile yalnız. acaba sen bile hissediyor musun bazen yalnızlık?