bazen yastığa bam diye düştüğümü hissederek uyanıyorum. koşuyor, koşuyorken birden sert bir zemine çakılır gibi. ama bazen de hiç koşamıyorum. istiyorum. çok istiyorum. ben istedikçe daha da yavaşlıyor ayaklarım. ağırlaşıyorlar. birinden kaçıyorum sanki. ölesiye kaçmak, kurtulmak istiyorum. bazen beni yakalayamadan uyanıyorum. bazen de yakaladığı an.
şuana kadar rüyamda yediğim tek şey peynir helvasıydı.
geçen gece o'nu gördüm. sadece bir gülümsemeyle duruyordu karşımda. gözleri yine küçücük yine sıcacıktı. gülümseyince küçülüyordu gözleri. mavi bir tişört vardı üzerinde. benim üzerimde de beyaz bir elbise. ayaklarım ise çıplaktı. ellerine baktım. o kadar güzellerdi ki. ellerine koşmak istedim. hiç yaklaşamayacağımı biliyordum oysa. çünkü ne zaman koşmak istesem koşamazdım. hiç becerememiştim ki koşmayı. pes ettim ben de. oturdum öylece yere. ellerimle örttüm yüzümü ve ağlamaya başladım. parmaklarımın arasından bakmak isterken biri başımı okşayıverdi. başımı kaldırıp bakmak istedim. ve sonra uyandım.
- tekrar huzur istiyorum.