Ben bide duvarları çiçek desenli kağıtla kaplı odaları seviyorum. hafiften de loş olacak ışık. üzerimde uzun gri hırkam. elimde içi kahve dolu mutlu güneş desenli bardağım. pencerenin önüne oturup yağmuru izleyeceğim. izlerken çıkıp ıslanmak isteyeceğim. orada öylece oturmanın ne kadar yalnızlıkbirşey olduğunu düşüneceğim. düşünürken sen düşeceksin aklıma. ben de "stay. just a little bit more.." u mırıldanmaya başlayacağım. the do'dan.