20121129

yağduş.

Sanki dünya duş alıyormuş gibi bir hava var. şiddetle yağan yağmur ıslattıkça, toprak kokusu iyice yayılıyor etrafa. denizin üzerine düşen her bir damlanın yarattığı ses diğerleriyle buluşuyor. o usulca. diğeri uyurcasına. o diğeri'nin yanına süzülüyor ve sesleniyor "uyuyor musun?", diğeri cevap vermiyor. uyuduğunun farkında olup olmaması ne tuhaf, aradaki farkı bilememesi ne tuhaf. diğeri gülümsüyor. onun gözleri doluyor aniden. diğeri alışkın. zaman zaman ona bakan insanları ağlattığını biliyor. uzatıyor ellerini yanına çağırıyor onu. "seni öpebilir miyim?", "evet" diyor gülümserken. ellerini, gözlerini öpüyor. saçlarını, kollarını seviyor. sonra kollarını ve dudaklarını çekip alıyor bedeninden. 

on iki yaşındayız. bütün aşıklar on iki yaşındadır, yetişkinlerin öfkesi de bundan kaynaklanır. gülüşü, gözümde diğer tüm gülüşlerden farklı olmaya başladı.