Ateş gibi yanıyordum. boğazım ateş gibi yanıyordu. yanaklarım ateş. kalbim parmak uçlarımda zonkluyordu. nasıl da istiyordum. nasıl da. istiyordum. nefes alıyor.. veriyor. al. ver. nefes nefeseyken gözlerim yuvalarında alev. bir kere yutkundum. boğazımdan mideme sıcacık bir yutkunuş. tekrar nefes al. sıcacık hava, soluk borumdan aşağı. soluk borumdan yukarı. ver. al.
hep almak istiyordum. hep alabilseydim keşke. hep alabilmek. sonra dudakları. aniden dudakları. bir kez daha yutkundum. sıcacık yutkunuş. sonra dudakları. şaşkınlık ve sıcaklık. şaşkınlık ve ateş. neden şaşkınlık? inanabiliyor musunuz. dudakları ve dudaklarım. iki dudak aynı derecede ateş olabilir miydi. olmuştu. birine dokunduğunuz son anı düşünün. o dokunuş ve o sıcaklık. bunca aynı olabilir miydi. şaşkınlık, aah.. şaşkınlık. sonra dudakları. sonra da. hikayenin geri kalanı öylesine fransızdı ki.