Geçenlerde çok sevdiğim bir insanla katıla katıla gülerken, birden aklıma onun bir gün gidebileceği geldi. Daha doğrusu eninde sonunda gidecek olması. Bu moralimi o kadar bozdu ki o gün bitene kadar doğru düzgün kendime gelemedim. Sonra "Saçmalama." dedim, "O yanındayken neden böyle rahatsız düşüncelere kapılmaktasın?". Ama elimde değildi. O günü izleyen günlerde fena bir kıskançlık dalgası sardı. "Çok sevilen kişi/ler" diğerleriyle çok fazla zaman geçirmemeliydi. Buna belli bir süre dayanabilen insancıklarım sonunda gelip "Nen var kuzum?" diye sorgulama girişiminde bulundular. Durum bir nebze açıklığa kavuştuğunda, kucaklama ve sevgi dalgalarıyla beraber, benim "7 yaş" hıçkırıklarım, saklandıkları salgı bezlerinden fırtlayan yaşlarla uyum içersinde bir melodi tutturdular. Pek uyumlu sayılmazdı aslında. Herneyse. Can sıkıcı bir vaziyetti. Sonunda kendime gelebilmiş olmama seviniyoru(uz)m.
Kendinizi bana çok sevdirmeyin.