Ankaranın feci yaz sabahları gibi bir sonbahar yaşıyoruz. ama sabahlar, eylül sabahları. odamın minik boyutlu balkonuna çıkıyorum çıplak ayaklarımla. annem görmeden. sonra tahta sandalyeme oturup, çıplak ayaklarımı demirlere dayıyorum. çınar ağacım büyüdü, koskocaman oldu. neredeyse balkonuma değecek. ellerimle yapraklarına dokunabileceğim pek yakında. işte ben böyle, parmaklarımı dayamışken soğuk demire, güzel güzel esmeye başladı. saçlarım uçuştu hafiften. gözlerimi kapadım. soğuk neredeyse bacaklarıma yayıldı. bir süre öylece oturdum, sonra girdim içeri.