20120327

proçiz.

midem bulanıyor. kışımsı baharın gelmesiyle, ankara yine yapacağını yaptı ve ani bir hava değişikliğiyle bütün bünyemi altüst etmeyi başardı. halbuki sabah oldukça hazırlıklı olduğumu düşünerek çıkmıştım evden. değilmişim meğer. "gündüz bunalıp, sabah ve akşam saatlerinde üşümektir ankara." gibi bir cümle kurunca, dünyanın en haklı tanımlayıcısı olduğumu hissettim. zaman dilimi olarak "bahar"ı da eklemek lazım tabi. bir de çok ilgisiz olacak ama bugün tandoğan'da çok güzel bir eylem vardı. yeni eğitim sistemi protesto edildi. yine şehir dışından gelen birçok otobüs ankara'ya alınmamış. her seferinde aynı şey oluyor. ne haklı insanlar bağırmaktan bıkıyor, ne de haksız devlet kuzularını sömürmekten. evet kuzu. başlarına da çok tatlı çobanlar veriyor, elleri copcoplu.

midem hala çok bulanıyor. yazınca geçer sandım, geçmedi. yazı yazınca bir sürü kötü şey geçip gidiyor içimcecikten. bir de hastalık için denemek istedim. genelde deftere yazıyorum, blog çok samimi gelmiyor da. bir de defterimin sayfa dokusu çok güzel. kalemin kayışı hoşuma gidiyor. kalem demişken, bu aralar ders çalışmak yerine, hep bir resim yapasım var. boş kağıt vermeyedursunlar elime. onlar kim bilmiyorum.