20101019

barnız

Benim odamda boş bir bardak bulunur her zaman. genellikle mavi, 'mutlu güneş' desenli kupa-bardak. bugün odamda öylece boş duran bardak beni çok rahatsız etti. alıp mutfağa götürdüm onu. ilk kez annem veya babam değil, ben götürdüm. önce çalkalayıp tezgaha koymak istedim. sonra vazgeçtim, makineye koydum. diğer bardakların yanında daha mutlu göründü gözüme. daha az yalnız. odama geri döndüm. kapıda öylece durdum bi an. içimi bi hüzün kapladı. boş odaya bakındım. bu sefer ben yalnızdım.

yalbardak, yaloda, yalkız.