Yazmak isteyip de yazamadığım zamanlardan biri. istediklerimi yazamadığım. ne istediğimi bilmediğim zamanlardan biri. yazıp yazıp siliyorum. yazıp yazıp siliyorum. yineliyorum. yineliyorum. farkettim ki her ne nedenle başlamış olursam olayım, bir noktadan sonra cümleler hep o aynı noktada buluşuyor. istemiyorum o filanca noktayı. sonra başka şeyler yazayım diyorum. olmuyor. mesela kısa ve absurd hikayeler yazardım eskiden. ah, eskiden. evet. harbi ya nasıldı eskiden? eskiler. esk. unuttum gitti. uyuşmuş gibi. kendimi çok yorgun hissediyorum. mutsuz ya da keyifsiz değilim. sadece yorgun. hayatı bütün dürüstlüğüm ve içtenliğimle yaşamaya çalıştığım sırada, aniden gelen ihanetin verdiği yorgunluk. evet, dürüstlük. ben dürüst bir insanım. oyuna, kaprise başvurmadan yaşamak isterim hayatı. senaryolar yazmadan. ama benim gibi insanların soyu tükeniyor. zorla hem de. göz yaşları aka aka tükeniyorlar. nasıl hissediyorum biliyor musun? ilk önce şarkılarımı paylaşmışım. sonra anılarımı. sonra anlar paylaşmışım. duygular paylaşmışım. gözler, bakışlar paylaşmışım. sevgiler. sevgiler. sevgiler. kocamanlar. sahip olduğum en dürüst şeyleri birer birer. insanlar neden yalan söylüyor değil mi? sorup durmuyor musunuz sürekli? yalancı! neden yalan söyledin bana? peki bu cümleleri kuran, yalan mağdurunu oynayan siz, sen! dürüst olanlara nasıl davrandınız? hadi bu sefer, siz, dürüst olun. bu seferlik. aynaya bir bakın dönün de. yaptığınız vefasızlıkları, acımasızlıkları bir düşünün. durun, tepki vermeyin hemen. sadece düşünün. düşün. kapat gözlerini. pişman olacak bir şey yapmadığını söyleyebilir misin? eğer bunu gerçekten rahatlıkla söyleyebiliyorsan, ne harika! ömrün boyunca, krallar, kraliçeler gibi bir yaşam dilerim sana.
"vicdan en rahat yastıktır'' diyor bir söz. varsa. -öa